AHMET ÇAVUŞ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
AHMET ÇAVUŞ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Ocak 2015 Pazar

HACI ŞERAFETTİN GÜLER














25 06 2011
TARİHİNDE
YANİ YAKLAŞIK DÖRT YIL ÖNCE
BABAMIZ HACI ŞERAFETTİN GÜLER VEFAT ETTİ..




Doğduğum köy Bursa- Orhangazi- GEMİÇ KÖYÜ’dür.Doğduğum ve ilkokulunda okuduğum köy, Gemlik ilçesine daha yakın fakat resmiyette Orhangazi ilçesine bağlı GEMİÇ KÖYÜ’dür.Babam bu köye dışarıdan gelmiştir. Karamürsel doğumludur. Annem ise bu köylüdür. Fakat annemin dedesi Molla Mehmet de doğu illerimizden önce Dutluca Köyüne gelir. Orada din görevlisi olarak çalışırken, evlenir. Dutluca köyünde akrabalarımız var. Daha sonra Gemiç Köyüne gelir. Gemiç Köyüne yerleşir. Köyümüzün sevilen sayılan insanı olur. Dört oğlu bir kızı olur. Oğullarından ikisi harp esnasında şehit olurlar. Yani Benim anne sülalemin iki insanı savaş şehitleridir. Annemin dede sülalesi ise ülkemizin uzak topraklarından gelmişlerdir.


Köyümüzün tarihi Osmanlının kuruluş yıllarına hatta onlardan önce Selçuklu zamanına kadar uzanır.
Gemlikte gemi ustaları ve gemi atölyeleri vardı. Bundan dolayı buraya GEMİLİK dediler söylene söylene şimdiki adı GEMLİK kaldı. Bu gemici ustaları hem ağaçları bakımından bol hem de havası temiz olan köyümüzde yerleşmişlerdi. Buraya da GEMİCİ köyü dediler. Söylene söylene adı GEMİÇ olarak kaldı. Köyümüzde Osmanlının simgesi sayılan ulu çınar ağaçları var. Köyler arasında bir zamanlar en ileriydi. Bizim köyümüzün sakinlerine BEYLER derlerdi. Ben onları yaşadıkları dönemde gördüm. İzzet Bey- Osman Bey-- Ömer Bey bunlardan bazıları..
Kendileri ile uzaktan akrabalığımız var mı bilmiyorum. Benim babam bu köye annesinin yanında gelmiş. Dedem Karamürsel'li. Annem ise bu köyün yerlilerinden MOLLALAR sülalesinden. Dedem Halit Efendi bu köyde yıllarca muhtarlık yapmış, köylüler tarafından herzaman kendisine danışılan bilge bir kimseydi. Babamın anne bir kardeşlerinin babası AHMET ÇAVUŞ Köyümüzün köklü sülalesinden gelmektedir. Amcalarımın akrabaları köyde sözü geçen kişilerdir. Çavuş Dedem bizleri tosunlarım diye severdi. Öz torunlarını bizim kadar severmiydi? Kanımca bizi daha çok severdi. Yaşadığı zamanda amcalarımın herbiri:
-Babam beni daha çok sever diye gururla bahsetmişlerdir. İşte kendisi böylesine dürüst hiçbir çocuğunu diğerinden ayırmayan iyi bir insandı.
Dedem Ahmet Çavuş’un birinci hanımından Pembe Arol isminde bir kızı var. Kendisi emekli öğretmen 2011 tarihi itibariyle halen hayatta..
İkinci hanımından ise Necati Arol (babamdan bir yaş küçük) 2011 yılı itibariyle halen hatatta.
Şerafettin Arol (Babamdan üç yaş küçük.) 2004 yılında vefat etti.
Meliha Arol(bamdan beş yaş küçük) 2011 senesi itibariyle halen hayatta.
Ahmet Çavuş Dedemizin Babaannemiz ile evliliğinden ise:
Ali Arol
Nadide Arol
Canip Arol
Hüseyin Arol
İbrahim Arol
Cahit Arol
İsimli babamızın anne bir kardeşleri var.
Hepsinden Allahu Teala Razı olsun.
Babamız Şerafettin Güler, 2011 yılı, 26 Nisan Salı günü, Hakkın rahmetine kavuştu.
Bizzat koşarak cenazesine gelenlerden, sonradan gelip acımızı paylaşanlardan,telefonla baş sağlığı dileyenlerden, Bilgisayar başında üzüntülerini iletenlerden..
Babamızın Ruhuna, Allah Rızası için Fatiha okuyanlardan, Yasin Okuyanlardan, Hatim indirenlerden, tesbih okuyanlardan, ellerini açıp dua edenlerden. Burada tek tek isimlerini sayamadığımız akraba ve dostlarımızdan Allahu Teala razı olsun.


hacı şerafettin güler | izlesene.com
Sevgili Babamız seni çok seviyoruz. Mekanın cennet olsun İnşaallah. Seni sevenler de cennetle müjdelensin inşallah.
Şerafettin Güler’in çocukları:

HASAN GÜLER, ORHAN GÜLER, TURHAN GÜLER, BURHAN GÜLER


son yolculuk | izlesene.com

5 Ocak 2015 Pazartesi

GEMİÇLİ PEMBE ÖĞRETMEN

Gemiç Köylü Ahmet Çavuş'un Kızı

 PEMBE ÖĞRETMEN

Size bugünkü yazımda doğduğu köye tutkuyla bağlı bir 

insandan bahsedeceğim.


Ahmet Çavuşlar sülalesinin oğlu İbrahimin en küçük 

oğlu Ahmet, sülalenin ismine yakışır bir şekilde

askerliğini çavuş olarak tamamlar. Padişah zamanında

 askerdir. Askerliğini ise Ermeni sınırında tamamlar.

Köye döner dönmez, onu evlendirirler. Bursalı bir 

hanımla evlenir. Bir kızları olur.İsmini Pembe koyarlar. 

Pembe AROL..

Köy delikanlısı ile şehir kızının evliliği belki kültür farkı 

nedeniyle ya da başka bir nedenle yürümez. 

Bursa'lı gelin çocuğunu alarak ana evine geri döner.




Daha sonra Ahmet Çavuş bir daha evlenir.

İki oğlu bir kızı daha olur.

Gemiç Köyü Karamustafalar sülalesinden olan Teşrif 

hanım vefat eder.

Bu defa Ahmet Çavuş, Yalova Çukurköy'den Naciye 

Hanımla evlenir.(Bu Naciye Hanım Babam Şerafettin 

Güler'in öz annesidir. Babaannem Dedemden ayrılınca,

 uzun bir müddet evlenmez. Fakat nasip işte bir vesileyle

 Ahmet Çavuş ile tanışır.

Birbirlerini severler. Evlenirler. Ali, Canip, İbrahim

, Hüseyin ve Cahit isminde oğulları ve Nadide isminde

 kızları olur.)

Burada anlatmak istediğim pembe öğretmendi. Fakat 

detaylar yazılmazsa esas hayat anlaşılmaz diye 

düşündüm.


Ahmet Çavuş bir öğle vakti, Gemlik'te dolaşırken güzel 

bir kız boynuna sarılmak ister. Ahmet Çavuş kendini zor

 bela ileriye atar. Kız hasret dolu ve sevecenlikle 

kendisine bakmaktadır.



Onyedi yaşında var yoktur.

"-Baba, sen benim babamsın. Ben de senin kızın Pembe 

diyesi olur."

Fakat hiç yüz bulamaz. Hatta kollarına atılıp sevinçten

 ağlayacağı babası onu tanımazlıktan gelir.

"-Evet ben Ahmet çavuş'um. Lakin benim Pembe diye

 bir kızım yoktur." diye hızlı bir şekilde seslenir ve oradan 

uzaklaşıverir.

Ahmet Çavuş'un kendisini çok yakından tanırım. Çünki 

yıllarca kendisine dede dedim. Yine de o benim sevgili 

dedemdir. Çünki amcalarımın babasıdır. Hiçbir evladını

 diğerinden ayırmayan tam bir anadolu efendisiydi.


Bu tanımazlığı niye yaptı diye, bana olayı anlatan küçük


 oğlu ve Amcam Cahit Arol'a sorduğumda:

"-Bir ihtimal annesi hiç evlenmemişti. Annesini sakın ola

 bırakmasın diye, böyle davranmış olabilir."

Her neyse, eğer öyleyse Ahmet  Çavuş ilk hanımını hiç 

unutamamıştı. Onun sıkıntıya girmemesi için, öz kızına 

içi kan ağlasa da yüz vermemişti.

Pembe öğretmen ilkokul öğretmeni olur. Atatürk zamanı 

bayan öğretmenlerindendir.

Kendisi Gemiç Köyü'nü çok ister. Gerçekten köyümüzde

 yıllarca öğretmenlik yapar.

O yıllarda şimdi harabe vaziyette olan, okul binası daha

 yapılı değildir.


Camiye yakın bir evde, köy çocuklarına okuma yazma 

öğretir.

Köyümüzün okumuş insanları, onu hep saygıyla" -

öğretmenimiz Pembe hanım" diye anarlardı.

Kendisine tüm köy hayran olduğu halde, babası Ahmet

 Çavuş yüz vermez.

Burası bir muamma olarak kalacak gibi.

İşte bu bayan öğretmen daha sonra başka yerlere gider. 

Evlenir. Evlendiği şahıs Gemi Kaptanıdır.

Büyük adaya yerleşirler.

Orada güzel bir villaları vardı. Hala duruyormuş. Fakat 

içinde yaşayanı yok.

Kaptan yok. Pembe öğretmen yok.

Pembe öğretmenin Kaptanla evliliğinden bir kızları olur. 

İsmini Filiz koyarlar.

Filiz şu an Almanya'da.

Filiz de evlenir onun kızının ismi de Ceyda.
.
Ceyda da Annesi Filiz hanım gibi Almanyada bulunuyor.

Pembe öğretmen kaptan olan eşini kaybedince bir ara 

köyümüze de geldi.

Kahveye oturdu.

Erkeklerin yanında sohbet etti.

Onlarla beraber çay kahve içti.

Köyümüz kadınlarının hiç yapmadığı bir şekilde, gayet 

rahat hareket ediyordu.

Hatta Gemlik'ten ev kiraladı.

Burada kardeşleri ve yeğenleriyle kalmak istedi.

Zengindi de..

Fakat takdiri ilahi ona yine ilgi gösterilmedi.

2011 yılında vefat ettiği zaman, kızı Filiz Hanım annesinin

 vasiyetini yerine getirdi.

Pembe Öğretmen çok sevdiği köyüne, doğduğu Gemiç

Köyüne ebediyen kalmak üzere geldi.

Ruhu şad olsun.







Bu satırlarda sıla hasreti daha doğrusu baba sevdasını 

anlatmak istedim.

Kaynak: Ahmet Çavuş'un en küçük oğlu ve Pembe 

öğretmenin en küçük kardeşi CAHİT AROL.. yıl 2012 30 

 nisan pazartesi...

Eğer pembe öğretmenin kızı Filiz Hanım

Ya da Torunu Ceyda Hanım..

Bu sayfalara yazı yazmak isterlerse e-mail adresim.

gemicliler@gmail.com

Cahit Arol'a yazmak isterlerse buradan yorum yazarak da

 ulaşabilirler.

Cahit Amcama geçen yıl baş sağlığı diledim. Şimdi de 

Pembe öğretmenin kızı Filiz Abla Ve Ceyda hanıma baş 

sağlığı dilerim.

Şurada şunu da belirtmeliyim ki, Pembe Öğretmen aynı 

Babası Ahmet Çavuş'tu..

Gözleri mavimiydi bilmiyorum. Fakat kendisine beğeniyle

 baktığımda, tıpkı Ahmet Çavuş dedemi görür gibi 

olmuştum.

Dedeme bir de İbrahim Amcam

çok benzerdi. Çünki İbrahim Amcamın gözleri maviydi.

Hatta Adaya kendisini ziyarete gittiğini bana söylemişti.

 Kimbilir belki İbrahim Amcam yaşasaydı, Pembe 

Öğretmen sağlığında da bu topraklara yerleşirdi.

O zaman da bu tutku dolu hikaye yazılmazdı.

Allahu Teala sana rahmetler eylesin 
PEMBE 
HALA....
Hatta PEMBE ÖĞRETMEN..


http://www.orhangazigemic.com/